Z-Jenerasyonu ve İlham Veren Döngüsel İş Modelleri

Emre Mineoğlu — Londra merkezli “New Media Video” yapım firmasının kurucu, yönetmen ve yapımcısı. Çeşitli prodüksiyonlarda ve TV kanallarında yönetmenlik, kameraman ve kurgucu görevleri aldıktan sonra son 2 yıldır kendi firması ve ortak yapımcı firma aracılığıyla Reuters, Bloomberg, The Telegraph, Die Welt ve CBS üzerinde bulunan çeşitli çevrimiçi platformlara İngiltere dahil 15 ayrı ülkede 70’in üzerinde kurumsal belgeseller çekti. Bu firmalar arasında Micrososft, Panasonic, Nokia, MediaMarkt, Western Union, Jotun gibi lider firmalar bulunuyor. Bu çevrimiçi platformlara gerçekleştirilen çalışmalar ‘Great British Business’, ‘Global Thought Leaders’ ve Birleşmiş Milletler ortaklığı ile gerçekleştirilen ‘Sustainable Development Goals’ belgesel serileri. Ocak 2020 itibariyle ‘The Impact Stories-Change for Good’ başlığı altında, veri ile hikâye anlatımlarının gerçekleştirildiği, gezegenimizin artan sorunları karşısında firmaların pozitif çevre ve sosyal etkilerinin aktarıldığı belgesel serileri üzerine çalışmaya başladı.

Dr. Emrah Alkaya, GTE Sustainability Research Ltd. (London, UK) firmasının kurucu ortağı ve direktörü. Uzun yıllar Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nda (TTGV) uzman ve proje yöneticisi gibi farklı pozisyonlarda bulunarak kaynak/enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, yenilenebilir enerji ve iklim değişikliği alanlarında ulusal/uluslararası pek çok projede yer aldı. 2016 yılında Avrupa İnovasyon Ajansları Birliği (TAFTIE) yürütme kurulu üyeliği yaptı. 2018–2019 yılları arasında Dünya Bankası Grubu’nda kıdemli danışman olarak çalışıp gelişmekte olan ülkelerde International Finance Corporation (IFC) adına özel sektör odaklı sürdürülebilir kalkınma projelerinde görev aldı. Dr. Alkaya halen cleantech girişim ekosistemi ve etki yatırımcılığı alanlarında danışmanlık, hakemlik ve mentorluk yapıyor.

Dünyadaki mevcut ekonomik model “üret-kullan-at” şeklinde lineer bir yaklaşım üzerine kurulu. Ne yazık ki bu durum pek çok sektör ve ürün için geçerli. Dünyadaki doğal kaynaklar sınırsızmış gibi üretip bir o kadar da umarsız bir şekilde tüketiyor insanoğlu. Bu durumu tersine çevirebilecek, kaynakları daha sorumlu ve sürdürülebilir şekilde kullanmamızı öneren bir yaklaşım “Döngüsel Ekonomi”. İsmi aslında bir çok şey anlatıyor. Ürünlerin veya hizmetlerin değer zincirindeki her halkada çevresel etkileri azaltmaya ve yaratılan katma değeri artırmaya yönelik adımların atılması demek. Oldukça kapsayıcı bir kavram Döngüsel Ekonomi. Kaynak verimliliği, doğa dostu tasarım, geri dönüşüm ve yeniden kullanım gibi stratejilerin tamamını içerisinde barındırıyor.

Döngüsel ekonomiyi ya da döngüsellik prensiplerini pek çok sektöre ve ürüne entegre etmek mümkün. Sanayi, Şehirler, Enerji ve Tarım gibi farklı sektörler ve bu sektörlerde üretilen ürünler/hizmetler için döngüsel modeller kurgulanabiliyor. Mesela bir T-shirt’ün hayat döngüsünü düşünelim: Üretildiği fabrikada harcanan boyalardan, gardrobumuza gelene kadar nakliye aşamasındaki sera gazı emisyonlarından ve çamaşır makinelerimizde yıkanırken harcanan sudan sorumlu! Üstelik ömrünü doldurduğunda atık depolama sahalarına giderek son noktada tüm değerini kaybetmiş oluyor. Tekstil sektöründe döngüsel ekonomi modellerine geçiş ile T-shirt gibi bir ürün tüm yaşam döngüsünde daha az kaynak tüketimine neden olurken kullanım sonrası geri dönüştürülerek farklı tekstil ürünlerine hayat verebiliyor.

The Impact Stories, kendisini döngüsel ekonomi iş modellerine adamış, ticari hedeflerin yanında pozitif çevresel/sosyal etkiler yaratmayı ilke edinmiş “Etki Girişimcilerinin” hikayelerini aktarmayı amaçlıyor. Belgeselde Etki Girişimcilerinin yol hikayelerini dinlerken onlara bu yolda destek olan uluslararası kuruluşların, STK’ların ve sektör uzmanlarının görüşlerine de yer veriliyor.

Gelin belgeselde yer alan 3 Etki Girişimcisinin hikayelerine kısaca göz atalım;

Dünyada her yıl 20 milyon ton, Türkiye’de 400 bin ton atık halı çöpe gidiyor. Günümüzde plastiklerden yapılan bu halıların atıkları önemli derecede çevre kirliliği yaratıyor. Hagelson, geliştirdiği halı geri dönüşüm teknolojisi ile bu atıklardan geri dönüştürülmüş plastik hammadde üreterek, çevre kirliliğinin ve plastik üretimi için petrol kullanımının önüne geçiyor. Hagelson bugüne kadar yaptığı geri dönüşüm ile 2083 m3 çöp alanını temizlemiş, 5035 m3 suyu kirlenmekten kurtarmış, 1248 evin 1 ayda harcayacağı enerjiyi geri kazanmış, 395 Ton küresel ısınmaya etken madde salınımını engellemiş oluyor.

Bir diğer girişim olan Kullan At Tahta, plastiğe alternatif doğada çözünebilir tek kullanımlık çatal, kaşık, bıçak ve muadili ürünler üretiyor. Firmanın belki de en inovatif ürünü plastik pipete alternatif doğal bitkiden buğday sapı pipet. Bu ürünler doğadaki plastik alternatiflerinin oluşturduğu zararı ve atığı yok etmeye yönelik bir çözüm olarak sunuluyor. Kullan At Tahta 6 yıldır yürüttüğü bu iş dalında farkındalıkla birlikte yaratacağı pazarı düşünerek ürünlerini deneyimleyen insan sayısının daha fazla olmasını hedefliyor. Bugüne kadar 10 milyon adete yakın plastik yerine firmanın ürünlerini tercih eden kullanıcıların çevresel etkilerinin azaltılmasına katkıda bulunmuş oluyor.

Ottan Studio ise ahşap ve mermer gibi doğal kaynaklara alternatif olarak meyve kabukları, yapraklar, kahve posası ve son tüketim tarihi geçen kuru gıdalar gibi yeşil atıkları ileri dönüştürerek (upcycling) ürettiği bio-kompozit malzemeler ve ürünlerle; ormansızlaşma, doğal kaynakların tüketilmesi, iklim sorunu, başarısız atık yönetimlerinin yol açtığı çevre sorunları gibi birçok problemi odağına alıyor. Organik atıkları yüksek kalitede ürünlere dönüştürmesinin doğal bir sonucu olarak bu küresel sorunlara doğrudan etki ediyor. Döngüsel ekonomi misyonuyla çıktığı yolda tüketimi minimize ederken üretimi sürdürülebilir kılan, doğal kaynaklardan maksimum fayda sağlamaya yönelik tasarladığı iş modeliyle hem ekonomiye, hem insana hem de doğaya katkıda bulunuyor. Ticari faaliyetlerine yeni başlamış olan Ottan Studio, bugüne kadar pilot ölçekte dönüştürdüğü 1 ton atıktan elde ettiği verilere dayanarak, önümüzdeki sene için 306 ton organik atığı dönüştürmeyi ve 187.500 ağacı kurtarmayı hedefliyor.

Her üç girişimin de ortak bir yanı var: Yeniliğe ve değişime açık; sorumlu seçimlerin peşinde bir hedef kitleye hitap ediyorlar. Özellikle, tüketimden gelen gücünü kullanma heveslisi “Z jenerasyonu” için döngüsel ekonomi modellerini benimseyen bu tarz girişimlerin yeri apayrı. Döngüsel ekonomi yolculuğunda yolun henüz çok da başındaki bu girişimlerin en büyük motivasyon kaynağı da yine bu jenerasyon. Zira, iklim değişikliğinin “iklim krizi” olarak anılmasını sağlayan, uluslararası arenada sesini git gide yükselten bu yeni jenerasyonun gezegeni kurtarabilecek son jenerasyon olduğuna inanılıyor! Gezegen ne zaman ve nasıl kurtulur soruları belki başka bir yazının konusu ancak bu genç zihinlerin “Etki Girişimcisinin Döngüsel Ekonomi Yolculuğu” belgeseline ilham veren iş modelleri geleceğe daha umutlu bakmamızı sağlıyor…

Written by

Impact Journalism Grant Programme // Medyada Değişim Yaratanlar İçin Hibe Programı

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store