Fatma Çelik — 1987, Diyarbakır doğumlu. 2009 yılından bu yana Diyarbakır’da rehber öğretmen olarak görev yapıyor. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çocuk ve kadın çalışmaları yürüttü. 2012 yılından itibaren Narphotos fotoğraf ajansıyla birlikte belgesel fotoğraf ve videolar üretti. Genel olarak göç, kimlik, hafıza, ekoloji, toplumsal cinsiyet gibi meselelerin etrafında işler üretiyor. 2014'te Musa İrşi ile birlikte yönettiği Güvenli Bir Film ve Aylin Kızıl ile birlikte yönettiği 2020 yapımı Bir Tribün Hikayesi adlı kısa belgeselleri var. Ürettiği fotoğraf projelerine buraya tıklayıp göz atabilirsiniz. Fatma bir süredir çeperinde dolaştığı göç, ekoloji ve hafıza meselelerine denk gelen “Doğaya Dönüş” projesini çeşitli filmlerde ve TV programlarında kameramanlık yapan, kurgucu ve yardımcı yönetmen olarak çalışan Mehmet Emin İsi ve Aylin Kızıl ile birlikte ve Project Zoom desteğiyle yürütüyor. Diyarbakır ve çevresindeki hikayeler üzerinden su, göç, kimlik, hafıza ve toprak meselelerine yakından bakan Doğaya Dönüş projesinin bir web sayfası ile paylaşımı hedefleniyor.

Doğaya Dönüş projesi Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Yeşilköy (Dêlît) köyünde siyasi ve fiziki çatışma hal’lerinin tırmanışa geçtiği 90’lı yıllarda köylerinden zorunlu olarak göç ettirilen Adıgüzel ailesinin kimyasal ilaç kullanmadan ve yerel tohumla gerçekleştirdikleri tarımsal faaliyetle sürdürülebilir bir yaşam kurmak maksadıyla köylerine geri dönüşlerinin hikâyesine odaklanmaktadır.

Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre 90’lı yıllar boyunca 3.500’den fazla köy boşaltılmış, 3 milyondan fazla insan zorla göç ettirilmiştir. Bu göçler, insanların gündelik hayatlarında köklü değişiklere neden olurken kültürel ve sosyo ekonomik olarak büyük travmaları beraberinde getirmiştir. İnsanların büyüdükleri var oldukları yaşam alanlarından koparılma süreci bizzat ekolojik tahribatın da bir başka ayağını kurmuştur. Bugün global ölçekte, ekosistem doğrudan sömürü nesnesine dönüşmüş ve kâr maksimizasyonu hırsı tüm yaşamı kuşatmıştır. Kentlerde kapitalist alışkanlıkların insanlarda yarattığı sonu gelmez tüketim döngüsü an be an yaşamı sönümlendirirken savaş süreçlerinin yaratmış olduğu psikolojik tahribat, temiz gıdaya ulaşamamak, ekonomik sıkıntılar da tahribatın boyutunu arttırmaktadır. Öte taraftan artık kentli insan için yaşamsal olan bir çok ihtiyacın karşılanabilmesi sürüdürülemez bir durumda. Tarımda kullanılan kimyasal ilaçlar nedeniyle temiz gıdaya ulaşmak ciddi bir sorun teşkil etmekte, su kaynaklarının akıbeti belirsizlik taşımakta, bir çok canlı türü yok oluş tehdidi altındayken ve ekosisteminin sistem olan varlığının aldığı zarar telafisi imkansız sonuçlara doğru hızla ilerlerken çözüm yolları arayışını arttıranlar da var. Tüm bu kaotik süreç, çözüm yöntemi olarak kentlerden köylere doğru yeni bir göç hareketinin fitilini ateşlemiştir.

90’lı yıllarda gerçekleştirilen köy boşaltmalarında tarım alanları yıllarca işlevsiz kalmış, hayvanlar için yaşam alanları neredeyse kalmamıştır. Çatışmaların yaşandığı yerlerde tarım alanları ve meralar ve bölgede yaşayan diğer canlılar da bu durumdan olumsuz etkilenmişlerdir. Tohum politikaları nedeniyle sadece tescilli yerel tohumların satışının yapılabilmesi ve desteklenmesi; ithal, hibrit tohuma bağımlılığın artırılmış olması, küçük çiftçileri etkilemiş ve yerel tohumun artırılması ve dağıtılmasının önü alınmıştır. Daha büyük alanlarda ise tek ürünle daha fazla üretime dayalı sistem, çeşitliliğin önünü almıştır.

İşte tam da böyle bir anda ve böyle bir sistemde, Doğaya Dönüş, dilini, kültürünü ve varlığını yeniden yaşatma çabasıyla geri dönüşleri sadece kendileri için değil tüm gelecek için umut ve dirayet taşıyan insanların hikâyesinden kökleşen yeni mücadele mekanlarını anlamaya ve anlatmaya niyetli bir çaba olarak oluşturuldu.

Tıpkı yıllar önce göç ettirildiği köyünde bir evi olmasa da inatla dönüp, çevreden topladığı yerel tohumlarla üretim yapmaya başlayan ve ürettiğinin fazlasını şehirdeki tanıdıklarına satarak kendi ekonomisini yaratmaya çalışan Adıgüzel ailesi gibi..

Written by

Impact Journalism Grant Programme // Medyada Değişim Yaratanlar İçin Hibe Programı

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store