Balık Analizleri ve Deniz Kirliliği

Özgür Gürbüz — Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu, Marmara Üniversitesi’nde Üretim Yönetimi ve Pazarlama, Oxford Brookes Üniversitesi’nde ise Bilgisayar Programcılığı üzerine yüksek lisans yaptı. Enerji ve İnekler adlı bir kitabı, birçok ortak yayında imzası ve çok sayıda makalesi var. 25 yıla yakın bir zamandır çevre, ekonomi ve enerji üzerine yazılar yazdı, birçok gazete, dergi ve radyoda çalıştı. Gazetecilik yapmadığı dönemde çeşitli sivil toplum örgütlerinde yöneticilik yaptı. Ekosfer Derneği’nin kurucularından Özgür Gürbüz’ün yazıları çeşitli yayın organlarında yayımlanıyor.

Denizlerdeki kirliliği ve bunun balıklar ve dolayısıyla bizim sağlığımızdaki etkilerini anlamak için yaptığımız araştırmada sona yaklaştık. Pazardan ve marketlerden aldığımız balık ve balık konservesi örnekleri laboratuvara analize gönderildi, sonuçlar alındı.

Image for post
Image for post

Amacımız, sonuçları paylaşırken haberimizde spekülasyondan kaçmak ve yol gösterici olmak. Bu yüzden de su bilimleri ve halk sağlığı konusunda çalışan uzmanların kapısını çaldık. Uzmanlar, raporları inceledikten sonra yorumlarını yaptı.

Yaklaşık 12 yıl önce, Sabah gazetesinde çalışırken Suşi örnekleri almış ve ağır metal analizleri yaptırmıştım. Aldığım dört örneğin üçünde sınır değerlerin üzerinde Arsenik, birinde ise yine sınır değerin 6 kat üzerinde cıva tespit edilmişti. Amacımız Suşi yapımında kullanılan orkinoslardaki (ton balığı) ağır metal birikimini görmekti. Çıkan sonuçlar sadece balıkların değil denizlerin de kirlendiğinin ve bunun besin zinciri nedeniyle insan sağlığını da etkilediğini gösteriyordu.

Bugün yaptığımız çalışma 12 yıl önce yaptığım haber çalışmasından daha farklı. Öncelikle bir gıda içinde kullanılan balık yerine, balığın kendisini analiz ediyoruz. Böylelikle yemek hazırlanması sırasında olası dış etkenlere maruz kalmamış bir ürünü laboratuvara gönderiyoruz. Türkiye’de yaşayan sıradan bir balık tüketicisi gibi balıkçıdan ve marketten alıp soframıza götürdüğümüz balıkları, sofra yerine laboratuvara gönderiyoruz aslında.

Analizleri genişleterek dokuz farklı balık türü ve 5 balık konservesini çalışmaya dahil ettik. Merak edenler için söyleyelim, elimizde analiz sonuçları olan balıklar hamsi, istavrit, sardalya, somon, torik, zargana, çipura, palamut, uskumru ve çeşitli marka ton balığı konserveleri. Ağır metallerle ilgili sonuçlar balıktan balığa, üründen ürüne değişiyor. Bu aslında beklenen bir sonuç, balığın büyüklüğü, yaşı, bulunduğu denizin kirliliği ve denizde yaşadığı derinlik sonuçları etkileyen faktörler. Balığın yaşadığı bölge ve türü de sonuçları değiştirebiliyor.

Sorunun büyük hatta küresel olduğunu söylemek mümkün. Bu yüzden de farklı ülkelerdeki çözüm önerilerini dikkate alıyoruz. Detaylı, akademik bir araştırmada balıkların alındığı bölgelerin de bilinmesinde fayda var ancak bizim için tüketicinin karşılaştığı sıradan koşullara ulaşmak önemli. Daha önce Akdeniz’de yapılan akademik bir çalışmanın sonuçları, deniz kirliliği ve bunun balıklar üzerindeki etkisinin geniş bir alana yayıldığını düşündürüyor. “Balığın içinde ne var” projesinin bir haber çalışması olduğunun farkındayız ama birbirini destekleyen bu sonuçların en azından daha detaylı akademik çalışmalara bir davetiye niteliği taşımasını umuyoruz.

Written by

Impact Journalism Grant Programme // Medyada Değişim Yaratanlar İçin Hibe Programı

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store